Bahattin Yücel

Bahattin Yücel

19 Mart ve 2 Nisan

Dün yaşadıklarımız -2 Nisan- ileride önemli bir yıldönümü olarak anılmaya aday. Gerçekten 2 Nisan Türkiye’de yeni bir dönemin başladığı gün olarak kayıtlara geçer mi? İlk kez geniş kapsamlı bir boykot girişiminin, kitleselleşmiş siyasal tepkiye dönüşmesinin etkileri, iç siyasette bir dönüm noktası olabilir mi? Hep birlikte göreceğiz.

Bireysel boykot ilk andan başlayarak, iktidarın yoğun tepkisini çekti. Ekonomik istikrar adına gelirleri sürekli azaltılan, kentli seçmen ilk kez somut tepki gösterdi. Gelişmelerin siyasal tercihleri etkileme olasılığının artışı, iktidarı ürkütmüş olmalı.

Türkiye’nin dışında dünyanın gündeminde de önemli gelişmeler yaşanıyor. Trump yönetiminin ABD’de uygulayacağını açıkladığı, yeni önlemler de 2 Nisanın altını çizilmesi gereken bir tarih olabileceğini gösteriyor.

ABD Başkanı; Çin ekonomisinin hızlı büyümesi karşısında, salt ülkesinde bir takım önlemler almakla yetinmeyeceğini açıkladı. 2 Nisan’dan başlayarak, gümrük tarifelerinde yeni artışlara gidileceğini duyurdu.

Trump; yönetiminin belirlediği kurallara uymayan ülkeleri, ABD pazarından uzak tutacaklarını çekinmeden ilan etti. Başkan İkinci Dünya Savaşı sonrasında, askeri savaş stoklarının sağladığı rekabet üstünlüğü ile ele geçirilen pazarlardaki gerilemeyi durdurma çabasında. Örneğin 8 milyonu aşan sayıda araç ithalatı sürerken, yerli araç üretiminin 3 milyon adet azalması, Trump’ı radikal kararlar almak zorunda bırakmış olmalı.

Otomotiv konusunda başı dertte olan ülkeler ABD ile sınırlı değil. AB ve Japonya ile Güney Kore’de de gerileme söz konusu.

Trump’ın ekonomik önlemlerle başlattığı 2. döneminin devir törenindeki konuşmasında değindiği gibi ABD’nin “altın çağı” olup olmayacağını zaman gösterecek.

Ancak bu iddiasının gerçekleşmesini engelleyeceğini düşündüğü bazı ülkeleri askeri güç gösterileri ve bombalamakla tehdit etmesi, 1. savaş sonrasının çalkantılı dünyasını çağrıştırıyor.

İtalya ve Fransa’dan sonra Almanya’ da sağ çizgideki iktidarlar, iş başındaki Rusya ve Çin Yönetimlerinin yer aldıkları “Dünya Siyasal Panoraması “, Trump’ın son tutumuyla yeni bir paylaşım savaşının başlayabileceği uluslararası çatışma iklimini tetiklemeye aday.

Tarihsel İpek Yolu’na alternatif tasarımlar çoktan seslendirilmeye başlandı. Hindistan’dan, Katar ve Suudi Arabistan üzerinden Gazze’ye uzanacak bir Hint-Avrupa Ticaret Yolu, yakın gelecekte Süveyş Kanalının yerini alabilir mi? Kuşkusuz zaman gösterecek. Ancak böyle bir gelişmenin Türkiye’yi de yakından ilgilendireceği çok açık.

BOP-Büyük Orta Doğu Projesi- Suriye’de siyasal egemenlik sınırlarının yeniden çizilmesi ile hayata geçirilmesiyle sürüyor. İkinci adımın, İran’da rejim değişikliğine yol açacak, çok uluslu baskı ile atılması olasılığı giderek artıyor.

Yeni Dünya Düzeni; bazı ülkelerin doğal kaynakları ve süreç içinde uluslararası ticaret yollarının denetimini elde tutmaları anlamına geliyor.

Türkiye’de siyaset kurumunun bu gelişmelerle yakından ilgilendiğini öne sürmek zor. Ülkenin geleceğine ilişkin nasıl konumlanması gerektiğine ilişkin, sağlıklı bir tartışma ortamı henüz oluşmadı.

İBB Başkanı İmamoğlu’nun tutuklanması ile 19 Mart günü başlayan ve ülkenin her yanına yayılan gösteriler, Türkiye’de salt muhalefeti değil tümüyle siyaseti canlandırdı.

Bir yanda tutuklanan, baskı gören gençlere üzülürken, onların onurlu duruşlarıyla milyonlarca yurttaşımızı umutlandırmaları, hepimize bayram sevincini yaşattı.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Bahattin Yücel Arşivi