Mehmet Şandır

Mehmet Şandır

Bugün Bayram

BENCE DE “Her şey çok güzel olacak”

16 yaşında ‘Her şey çok güzel olacak’ diyerek umuda kapılan hemşerim sevgili Berkay Gezgin, “Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak, ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama” suçunu işlediği gerekçesiyle 22 yaşında tutuklu olsa da bugün bayram; kimse Berkay’ın bayram sevincini bozamaz. Diğer tutuklu gençlerin de...

Çünkü, ‘toplumsal muhalefet’in İstanbul Saraçhane’de 5 gece boyunca ve cumartesi günü Maltepe Meydanı’nda ortaya koyduğu ülkenin geleceğine sahip çıkmak kararlılığı, Silivri’de tutuklu olsa da sevgili Berkay’ın ‘her şey çok güzel olacak umudu’nun bayramıdır; sevincini yaşamak hakkıdır!

19 Mart sabahı (heybedeki “turpun büyüğü”) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na, Beylikdüzü ve Şişli ilçeleri belediye başkanlarına ve çok sayıda belediye yetkilisine “terör örgütüne yardım etmek” ve “yolsuzluk yapmak için örgüt kurmak” iddiaları ile yapılan şafak vakti gözaltına alma operasyonu ve sonrasında Türkiye’nin birçok şehrinde yapılan protesto gösterileri, gündemi değiştirdi. Yaşadığımız ramazan bayramına çok farklı bir anlam yüklemiştir.

Sonuçta sağduyu galip gelmiştir; mesaj yerine ulaşmıştır.

Başlangıçta, gösterilere katılanlar için “Günlerce Saraçhane’de tepişmeleri, ilkesiz ve iffetsiz bir zorbalıktır” diyen Sayın Devlet Bahçeli, yapılan yoğun tutuklamalar karşısında "Kimin suçlu olup kimin suçsuz olduğu derhal tefrik ve temin edilmelidir. Hukuk herkese lazımdır" demiş, yardımcısı hukukçu Sayın Feti Yıldız da “Mutlak zorunluluk yoksa, tutuklama yerine başka tedbirler düşünülmelidir” ve “Yaşam hakkı tüm hakların üzerindedir, infaz tedaviden sonra yapılabilir” diyerek ‘olması gerekeni’ açıkça ve “bilgece” ifade etmiştir.

Bu sağduyunun bayramıdır.

Berkay’ın umudu boşa çıkmamıştır… Gerçekten her şey çok güzel olacak...

AKP Genel Başkanı Sayın Erdoğan, “Yolsuzluk çarkı deşifre oldu. Pisliklerin üzerini örtemezsiniz. Sağa sola çamur atmayın. Ağzı bozuk müptezellerle sokakları terörize etmekten vazgeçin. Bodoslama daldığınız çukura bizi çekmeye çalışmayın” diyerek CHP’yi suçlamış olsa da...

Sayın İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Bu son yapılan eylemler sonrası 1,879 şüpheli gözaltına alındı. Bunların 260'ı tutuklandı. 468'i hakkında adli kontrol verildi. 662'sinin işlemleri devam ediyor” diyerek tutuklamaları savunmuş olsa da...

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma aşamasında Ekrem İmamoğlu için “terör örgüt lideri” hükmü ile masumiyet karinesini yok saymış olsa da...

23 Mart’ta gösterilere katılıp tutuklanan 74 protestocu hakkında 3 günde iddianame hazırlayarak “Kanuna Aykırı Toplantı ve Yürüyüşlere Silahsız Katılarak İhtara Rağmen Kendiliğinden Dağılmama” suçundan 6’şar aydan 3’er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları ve de “belli haklardan yoksun bırakılma” yani seçme ve seçilme haklarından yoksun bırakılmalarını istemiş olsa da...

‘Slogan atan bir gurubun içinde bulunmak’, ‘pankart taşımak’ gibi gerekçelerle özellikle üniversite gençleri yargı kararı olmadan yoğun biçimde gözaltına alınmış olsa da, birçoğu bayramda ailelerinden uzakta olsa da...

Gözaltına alınan ve tutuklanan bazı kişilerin şirketlerine el konulmuş olsa da...

Ayrıca, bu olaylar Türkiye’ye 47.2 milyar dolara mal olsa da. Biraz daha fakirleşmiş olsak da...

Şerden hayır doğmuştur… Toplumsal muhalefet ayağa kalkmıştır. Korku korkutulmuş, demokrasi umudu yeniden yeşermiştir; Türkiye’nin “Ortadoğululaşmak” ihtimali ötelenmiştir...

Bu sonuç değerlidir; heba edilmemelidir.

Öncelikle, CHP yönetimi, sivil toplumun ve özellikle üniversite gençlerinin bu iradesini kendi siyasi programının ve iktidar olmak iddiasının bir aracı haline getirmemeli, istismar etmemelidir.

Siyasi iktidar, inşallah, toplumla inatlaşmaktan vazgeçer, hukuk yoluna geri döner; toplumsal muhalefeti susturmak için yargı ve kolluk güçlerini bir baskı aracı olarak kullanmak yanlışına devam etmez; suç ve suçlu ile hukuk yolu kullanılarak mücadele eder ve buna toplumu ikna eder.

İktidar ve muhalefeti ile siyaset kurumu ve sivil toplum olarak sonuçtan sorumluluk duyarak sağduyulu olmaya mecburuz.

En son Suriye’de görüldüğü gibi yıkım / iç savaş haklı olduğunu iddia edenlerin ihtirasları ile yaşanmıştır. “Haklı olmak” yanlış yapmak için hak olmaz.

Bugün bayram; hiç kimse ve hiçbir sebep bu milletin bayram sevinci yaşamasına engel olmamalıdır; “Her şey çok güzel olacak” umuduna zarar vermemelidir.

Herkesin bayram sevinci daim olsun.

Bu toplum bunu hak ediyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mehmet Şandır Arşivi