Zafer Partisi’nin kapatılma iddialarına açıklama

Zafer Partisi’nin kapatılma iddialarına açıklama
Zafer Partisi’nin kapatılmasına yönelik iddialara parti eski Genel Başkan Yardımcısı Adem Taşkaya’dan açıklama geldi.

Gazete Pencere- Zafer Partisi Gelen Başkanı Ümit Özdağ’ın tutuklanmasının ardından Zafer Partisi’nin kapatılacağı iddiaları gündeme geldi.

Zafer Partisi’nin kapatılmasına yönelik iddialara parti eski Genel Başkan Yardımcısı Adem Taşkaya’dan açıklama geldi.

Zafer Partisi’nin eski Genel Başkan Yardımcısı Adem Taşkaya şunları yazdı:

“Özellikle Zafer Partisi hakkında saçma sapan bir iddiayla kapatma davası açamazlar. Önce DEM'i, HÜDAPAR'ı kapatsınlar, sonra vakit olursa Zafer Partisine gelirler...

Zafer Partisinde Genel Başkan Yardımcısı olduğum dönemde Atamanlar Grubu denilen ve Sosyal medya üzerinden örgütlenen genç ergenlerin Sığınmacı vb konular üzerinden örgütlendikleri, sokaklarda eylemler yaparak videolara çektikleri, insanlara şiddet uyguladıkları ile ilgili paylaşımlarla ilgili hazırladığım görsel ve bilgileri Sn. Ümit Özdağ'a bizzat ileterek, bu grubun Zafer Partisi ya da gençlik örgütleriyle bir bağı olmadığı ve provakasyon için bir araya gelmiş, yaptırdıkları dövmeleri bile Maltepe'de hangi dövmeciye yaptırdıklarına dair belgelerle Zafer Partisi Hukuk İşleri bu grup hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.

Bu grup Ergenekon Kumpası sürecindeki Kuvvayi Milliye 1919-Özel Büro'suna benziyor. Güya milli hassasiyetleri bulunan bir grup milliyetçi üyelerinin bir çoğu uyuşturucu kullanmaktan, sahtecilik ve dolandırıcılıktan, v.s sabıkalı, akıl sağlığı bozuk, işsiz güçsüz bimekan şahıslardı.

O yıllarda artan sokak suçları ile terör faaliyetlerine karşı harekete geçmişti. Faşist grup öncelikle özel büro adı altında istihbarat yapacak ve güvenlik güçlerine yardımcı olacaktı. Daha sonra telsizli, coplu motorsikletli 1 milyon kişilik bir milis kuvvet kuracak güya sokaklarda hem PKK Terörüne karşı hem de Kürt Mafyasının işlediği sokak suçlarına karşı anında müdahale edecekti.

Zaten kriminal şahıslardan oluşan çete sokaklarda boy göstermeye başladıktan hemen sonra işlemeye koyulduğu suç zinciri nedeniyle kısa bir süre sonra teknik takibe alınmış, ilgili dinlemelere başlanılmıştı. (Sabıkalı tipleri Kayseri olaylarında gördük) .

Gerisi çorap söküğü gibi geldi; önce VKGB ile iletişimleri üzerinden soruşturma derinleştirildi. Sonra teknik takipte dinlenilenlerin görüşüp konuştuklarının dinlemeye alınmasıyla, gizli tanıklarla, aidiyeti belirlenemeyen isimsiz çakma ihbarlarla 27 ayrı iddianame hazırlandı. 275 sanık yargılandı.

ÖYM'ler kapatıldıktan sonra yapılan incelemelerde daha yüzlerce şüphelinin Ergenekon Soruşturması kapsamında yıllardır dinlenildiği, takip edildiği ortaya çıktı. ÖYM'ler kapatılmasaydı, tutuklanacaklar listesi artacaktı.

Kuvvayi Milliye 1919 Özel Büro tertibinden yıllar sonra bu kez yine yeni bir tertiple karşı karşıya olunabilir.

Sosyal Medya’da Milliyetçi- Türkçü kılığına bürünmüş bir güruh, Türk Milliyetçilerine operasyon çekiyor.

Bunca sorunun içerisinde Yabancı misyon temsilcilikleri ve istihbarat gruplarının da iç savaş etkeni yaratma çabaları gözden kaçırılmamalıdır. Bu tarihsel öneme sahip konuya karşı sessiz kalınan, görmezlikten gelinen her dakikanın sorumluluğu hiç şüphesiz kendini Türk Milliyetçiliğinin amiral köşkünde görenler ve Milliyetçiliği kendinden başkasına layık görmeyenlerdir. Hukuk ve Yasaların dışına çıkan bu tür gruplar, içinize sızmış, devletin güvenliği ve milli birliğimizin tesisi için gerekli birimlere şikayet edin.

Türkiye’de iç siyaset tıkanmıştır. Bu darbe süreçlerinde bile olmamıştır. Bu sebeple birileri iç barışımıza zarar vermeye çalışıyor. Sosyal Mecralarda suratına maske takan ve Milli Birliğimize dinamit döşeyen, kendini milliyetçi ve Türkçü diye adlandıran bir çok kişiye şüpheyle yaklaşmak elzemdir. Uyanık olun.”

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar