İmamoğlu'nun avukatlarından YÖK raporuna dair inceleme

İmamoğlu'nun avukatlarından YÖK raporuna dair inceleme
İBB Başkanı İmamoğlu’nun hukuk ekibi, üniversite yatay geçişi ve diplomasına ilişkin hazırlanan YÖK raporu ilişkin açıklama yaptı. Avukatlar, kayıtlarda da belirtildiği üzere işlemlerin kriterlere uygun olduğunu ifade etti.

Gazete Pencere - İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun hukuk ekibi, üniversite yatay geçişi ve diplomasına ilişkin hazırlanan YÖK raporu hakkında açıklama yaptı.

Açıklamayı yapan İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan, "İmamoğlu'nun yatay geçiş kriterlerini yerine getirdiği ve üniversiteye sunduğu tüm belgelerin doğru ve geçerli olduğu belirtilmekte" dedi.

Ayrıca Pehlivan, "Ortada herhangi bir sahtecilik raporu olmadığı, sahtecilik olmadığı YÖK raporu ile bile kanıtlanmışken kendisinin ifadeye gitmek zorunda bırakılmasını yargı tacizi kapsamında değerlendiriyoruz" ifadelerini kullandı.

Avukat Pehlivan'ın açıklamaları şöyle:

"Değerli basın mensupları, bugün sizlere ortaya koyduğumuz ve olayın seyrini değiştirecek, hatta 'daha ne olsun' dedirtecek yeni belgeler hakkında bilgi paylaşmak için bir araya geldik. Ancak konunun bütünlüğünü korumak adına önce geçen haftaya dair bazı hatırlatmalar yapmak istiyoruz.

'Belgelerin gerçek olduğu ortaya çıktı'

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında üniversite diplomasının sahte olduğuna ilişkin resmi belgede sahtecilik suçundan soruşturma başlatıldı. Evet, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Sayın İmamoğlu'nun ifadesini resmi belgede sahtecilik yaptığı iddiasıyla almak istemektedir. Bu iddianın ardından Sayın İmamoğlu'nun diploması ile ilgili kendisinin sunduğu tüm resmi belgelerin gerçek olduğu ortaya çıktı.

Hatta savcılık soruşturmasına dayanak yapılan YÖK raporu dahi bu belgelerin doğruluğunu onayladı.

'Kriterler yerine getirildi'

Raporda Ekrem İmamoğlu'nun yatay geçiş kriterlerini yerine getirdiği ve üniversiteye sunduğu tüm belgelerin doğru ve geçerli olduğu belirtilmektedir. Devlet kayıtları da bunu doğruluyor. Artık ne kamu ne de kamuoyunun bu konuda bir soru işareti yok.

1kapak-5.jpg

Yani Sayın İmamoğlu'nun bu olayda yaptığı bir sahtecilik de yok. Zaten olayda da bir sahtecilik yok. Ama yine de ifadesine başvurulacak. Hal böyleyken yarın Sayın İmamoğlu'nun hala ifadeye çağırılmasının hukuken de mantıken de anlamlandırmak mümkün değildir.

'Başka isimlere neden denklik verildi?'

YÖK raporunda Girne Amerikan Üniversitesi 1993 yılından sonra tanındı deniyor. İşte bu iddiayı çürütecek ilk belgeyi ekranlara getiriyoruz. Bu diploma üniversitenin İşletme Fakültesi’nden alınmış bir diploma. Diplomanın verildiği tarih 29 Eylül 1991. Mezun olan öğrencinin adı: Kaan Ferah.

belge1.jpeg

Bir diğer belge de denklik belgesi Ferah. 1995 yılında toplanan YÖK, 1991 yılında Girne Amerikan Üniversitesi’nden mezun olan Kaan Ferah’ın diplomasına denklik veriliyor. Madem ki tanınmayan okula denklik verilemez, madem ki tanınmayan okula yatay geçiş yapılamaz, o halde henüz YÖK tarafından tanınmayan bir tarihte okuyan Kaan Ferah’a neden denklik verilmiştir?

belge2.jpeg

'1990 yılında bu konular yer almıyor'

Değerli basın mensupları, 1990 yılında yatay geçiş kriterleri arasında bu konular yer almamaktadır. Bugün dahi yurt dışındaki özel üniversitelerden Türkiye'deki vakıf ya da devlet üniversitesine geçiş olabilmektedir.

Devlet veya vakıf üniversitelerinden devlete veya vakıf üniversitelerine geçiş için ayrı kurallar yoktur. Yine taban puanı şartı sadece yurt içindeki üniversiteler arası yatay geçişlerde geçerlidir. Tekrar edelim. Taban puan şartı sadece yurt içindeki geçişlerde geçerlidir. Üstelik bu kuralda 21 Eylül 2013 yılında çıkmıştır.

İşte o tarihli resmi gazeteyi de ekranda görüyorsunuz. Yani taban puan meselesi İmamoğlu'nun yatay geçişinden 23 yıl sonra çıkan bir düzenlemedir.

'İfadeye gitmek zorunda bırakılması yargı tacizi'

Ortada herhangi bir sahtecilik raporu olmadığı, sahtecilik olmadığı YÖK raporu ile bile kanıtlanmışken kendisinin ifadeye gitmek zorunda bırakılmasını yargı tacizi kapsamında değerlendiriyoruz.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü'ne gönderilen diploma uyarısı niteliğindeki yazı teamüllere uygun olmamıştır.

Savcılık yalnızca kolluk güçlerine talimat verebilir. Bunun dışında kamu kurumlarını baskı altında hissettirecek şekilde talepte bulunmaması gerekir.

Diploma konusu kimileri için itibar zedeleme amaçlı iletişim kampanyasına dönüşmüş olsa da saygın yargı kurumlarımızın bu kampanyanın bir parçası gibi algılanacak adımlardan kaçınması gerekmektedir.

'Suç duyurusunda bulunduk'

Bu belgeleri yayınlanmadan yayınlamadan önce duyurmak isteriz ki YÖK raporuna imza atan ve katkı sağlayan 5 kişi hakkında dün itibariyle adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs, görevi kötüye kullanma, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, resmi belgeyi gizleme, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve iftira suçları kapsamında suç duyurusunda bulunduk."

Ne olmuştu?

İmamoğlu hakkında, diplomasının sahte olduğu iddialarıyla ilgili ihbarlar ve YÖK tarafından hazırlanan raporlar üzerine “resmi belgede sahtecilik” iddiasıyla soruşturması başlatılmıştı. İstanbul Üniversitesi dün İmamoğlu'nun diplomasına dair İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ve YÖK'ün yazılarının üniversiteye ulaştığını, gerekli inceleme ve işlemlerin yapılacağını bildirmişti.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar